DeutschKitap Fuar ve mza Gn DeutschKitap Fuar ve mza Gn DeutschKitap Fuar ve mza Gn DeutschKitap Fuar ve mza Gn DeutschEitimde Model Araylar altay, Malatya, 2012 DeutschKurtuba Akademi renci Topluluu Deutschocuklarla Babaa, Tatepe, Malatya DeutschMalatyann Ressamlar Resim Sergisi, BLSAM DeutschKzm, Olum ve Ben, Malatya, 2001 DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, Malatya, 2013 DeutschFKA Kalknma Kurulu Genel Kurul Al DeutschTurizm altay, Tunceli DeutschNotre Dame Katedrali, Paris, Fransa DeutschMalatya, 2010 Deutschocuklarla Babaa, Doanehir, Malatya DeutschHer yer Kerbela, Her gn Aura, Arapkir, Malatya Deutsch150 STK ile zm Srecine Destek Aklamas, Malatya, 2014 Deutsch DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, 2013 DeutschArapgir Gelecek Stratejileri altay, 2013 DeutschLondon Bridge, Londra, ngiltere
Kitap Fuar-01 Kitap Fuar-02 Kitap Fuar-03 Kitap Fuar-04 14 14 14 14 11 13 14 14 14 7 8 9 10 11 12 11 14
29.12.2019 tarihinde yklendi.
Kozmolojik Devrimden Demokratik Devrime

KOZMOLOJK DEVRMDEN DEMOKRATK DEVRME

Medeniyet Serüvenimizin Ksa Tarihi

Bundan yaklak 1400 yl önce Arabistan yarmadasnn Mekke ehri yaknlarnda HiraDa’nda bir insan, dalarn ve talarn bile üstlenmekten çekindii büyük bir sorumluluu üstlenmiti. “Oku” denilmiti O’na ve O da yaratan Rabbinin adyla okumaya balamt. O andan itibaren artk hiçbir ey eskisi gibi olmayacakt.

Nitekim öyle de oldu ve slam, tarihte en ksa sürede en fazla etkiye yol açan bir mesaj, bir din, bir disiplin ve bir medeniyet olarak ortaya çkt. Yüzlerce yl boyunca bilim, kültür, sanat ve medeniyet adna ne üretildiyse neredeyse tamamna yakn Müslümanlar tarafndan üretildi. Dünyann en güzel ehirleri Müslümanlar tarafndan kuruldu, Dünya’nn en büyük kütüphaneleri slam ehirlerini süsledi.

Dünya Müslümanlar eliyle bilim, kültür, sanat, matematik, fizik, astronomi, tp ve daha birçok alanda yeni açlmlara sahne oldu. Öyle ki bir batl tarihçinin ifadesiyle “Eer 1000’li yllarda Nobel Bilim Ödülleri veriliyor olsayd, ödüllerin tamamna yakn Müslüman bilginlere giderdi”. Çünkü Kur’an, o zamanlar, Müslümanlarn sadece duygularn atelemiyor, akln, ruhunu, zihnini ve entelektüel kapasitesini de harekete geçiriyordu.

lk 20-30 yl içinde Roma ve Bizans’n bölgedeki bütün ilim ve kültür merkezleri Müslümanlarn eline geçti. Hint, Msr, Çin ve Yunan Medeniyetlerinin bütün birikimi slam dünyasna tand. 100 yl süren resepsiyon ve asimilasyon sürecinden sonra yaklak 500 yl süren telif dönemine girildi. C. Meriç’in ifadesiyle “Bat katedrallerde arklar mrldanrken, Müslüman dou büyük bir medeniyet ina ediyordu”.

slam medeniyetinin snrlar 632’de yani daha Hz. Peygamberin salnda Türkiye’nin üç kat büyüklüe ulat. Onun irtihalinden sonra ise slam corafyasnn snrlar 634’de Suriye’ye, 635’de Anadolu’nun güney snrlarna, 637’de Irak’a, 641’de Msr’a, 642’de ran’a, 649’da Kbrs’a, 652’de Sicilya sahillerine, 676’da Semerkant’a, 710’da ise spanya’ya dayand. 674 ve 678’de olmak üzere stanbul iki kez kuatld. slam ordusu, peygamberden sonraki 40 yl içinde dönemin en büyük askeri ve deniz gücüne dönütü. lk 40 yl içinde bir taraftan stanbul, dier taraftan da Avrupa’nn kaplarna dayand.

Dier medeniyetlerin aksine, slam medeniyeti çoulcu bir medeniyet olarak ortaya çkmt. Kuruluunda, baat rol alan Müslümanlarn yan sra, Müslüman olmayan birçok unsur da sorumluluk üstlenmiti.

Bundan daha 50-60 yl öncesine kadar bugünün özgürlükçü geçinen baz ülkelerinde safkan rk araylar sürerken, siyah ve beyaz insanlar ayn otobüste seyahat edemez, ayn lokantalarda yemek yiyemezken, slam yüzyllar öncesinden bu sorunu kökünden çözmü; insanlar bir taran dileri gibi eit kabul etmi; onlar ya dinde karde ya insanlkta e olarak görmü; renklerinin ve dillerinin farklln sadece ve sadece bir tanma aracna indirgemiti. slam Medeniyeti, Dünya’ya çoulculuun ve farkllklarn nasl yönetileceini göstermenin yan sra tarihin en insani, en çoulcu ve en çok deer üreten medeniyetine imzasn atmt.

Fakat gün geldi, köprünün altndan çok sular akt ve sonunda rahmetli C. Meriç’in ifadesiyle “Bir aslan medeniyeti, bir tilki uygarlna yenik dütü”. Zira slam corafyas olarak bilimden kopmu ve Allah’n bize bahettii akl ve irade nimetini unutmaya balamtk.

Bugün, slam dünyasnn eitim ortalamas dier dünyann neredeyse yars kadardr, dünya nüfusunun %24’ünü oluturmamza ramen GSYH’nn ve ihracatn %8’ini karlyoruz. Bunun da üçte ikisi petrolden oluuyor. Petrol gelirlerinin yars silahlanmaya gidiyor. Dünya ileri teknoloji ihracatndaki paymz %1’in altnda. Dünyadaki ilk 500 üniversite, 500 küresel marka ve 500 yüksek teknoloji firmas arasnda neredeyse tek bir temsilcimiz yok gibi. Mevcut tek tük örnekler ise kendi dinamiklerimizden ziyade farkl dinamiklerle varolan örnekler.

Corafyamz, dünyada en fazla mülteci veren corafyadr. Her yl on binlerce insanmzülkelerindeki zalim diktatörler yüzünden ölümleri pahasna kendilerini Bat ülkelerine atmaya çalyorlar. Sadece 2015 ylnda 1 milyonu akn mülteci Akdeniz’i aarak Avrupa ülkelerine snd. Tabii binlercesinin ölümü pahasna…

En çok beyin göçü bizim corafyamzda yaanyor. Ülkemiz de dâhil corafyamz, kabiliyetli insanlarna i dünyas ve siyasette eit frsatlar sunamyor. Dünya Ekonomik Forum’u tarafndan yaplan bir aratrmada, incelenen 38 slam ülkesinden sadece 11’i kendi ülkesindeki kabiliyetli insanlara i dünyas ve siyasette nispeten eit frsatlar sunabiliyor. Bu 11 ülke arasnda maalesef kendi ülkemiz bulunmuyor. 

Bilim, kültür, sanat ve estetik üretemediimiz için hayatmz kat, renksiz ve iddet dolu. Bu marazlar, kat ideolojileri besliyor kat ideolojiler de bilim, kültür, sanat ve estetik üretmemizi iyice imkânsz hale getiriyor. Sebepler sonuçlar, sonuçlar da sebepleri besliyor. Yaklak 120 yllk Nobel tarihinde sadece üç insanmz bilim ödülü alabilmi, fakat bunlarn üçü de baka ülkelerin laboratuarlarndan ve imkânlarndan yararlanmlar.

slam dünyas olarak dinamiklerimizi ve potansiyelimizi harekete geçirmekte zorlanyoruz. Medine sözlemesine baknca, slam düüncesinin “demokrasi ötesi” bir model gelitirme potansiyeline sahip olduunu görüyor, fakat bunu ortaya çkaramyoruz. slam’n adalet, ehliyet ve meveret ilkelerine baknca bu topraklarda hanedanln, saltanatn, sultanln, otoriterliin olmamas gerektiini düünüyor, fakat bunlarn olumasna engel olamyoruz, daha kötüsü kendi ellerimizle oluturuyoruz. Durumumuz tam da M. A. Ersoy ve Ziya Paa merhumlarn anlattklar gibi…

Gitme ey yolcu, beraber oturup alaalm:

Elemim bir yürein kâr deil paylaalm (M. A. Ersoy).  

Gezdim diyar küfrü hep beldeler, kâaneler gördüm.

Dolatm mülkü slam’ hep viraneler gördüm (Ziya Paa).

Bu gidii durdurmak ve tersine çevirmek bir yana, henüz durumu doru tespitten bile uzaz. Bugün slam dünyasnn durumu, büyük bir meydanda (agora) toplanm, akaca mecray bulamayan,gidecei yeri/yönü kestiremeyen milyonlarca insandan olumu bir topluluun halini andryor. Müthi bir enerji var, ancak bu enerji doru mecralara aktlamad için içten içe çürüyor ve çürütüyor. Bir eyler yapmak adna yola çkanlarn kahir ekseriyeti ise bu kalabaln akaca mecralar oluturmak, yeni modeller, sistemler, ekoller, yaklamlar gelitirmek yerine iin kolayna kaçp bu kalabaln saysn daha da artrmaya yönelik çalmalara odaklanyor.

slam dünyas olarak yakn saylacak bir zamana kadar bilim, teknoloji ve zenginlikte iyi olamasak da “Onlarn bilim ve teknolojisi varsa bizim de deerlerimiz var.” diyerek deerlerimizle övünürdük. Bugün deer üretimi ve deerlerimize uygun yaama anlamnda da dibe vurmu görünüyoruz. (islamicity-index.org/wp/.).

Corafyamz yüzlerce yldr kriz, kaos ve çatmalarla megul. Corafyamz epey zamandr acnn, atn, yasn, tesellinin ve gözyann corafyasna dönümü durumda... En kötüsü ise, bunun sebeplerini anlayabilecek bir entelektüel devinimden yoksun olmamz. Bu yüzden birey ve toplum olarak varolusal amaçlarmz üzerine kafa yoramyor, daha iyi bir dünya nasl kurulur sorusunu gündemimize bile alamyoruz. Bunu yapamadmz için de yüzlerce yldr yaadmz bütün trajedilerin temelinde, bir türlü adaleti, özgürlüü ve çoulculuu esas alan bir siyasal ve ekonomik sistem kuramam olmamzn yattn göremiyoruz.

Sonuç olarak Hz. Peygamber’in yaklak 1400 yl önce Hira dandan inerek balatt devrimci süreç, maalesef mantksal sonuçlarna ulaamadan slam dünyas önce duraklamaya balam ve son birkaç yüzyldr da neredeyse tamamen durmutur. D. Shayagan’n ifadesiyle adeta Selimiye’yi yapm sonra da onun gölgesinde uyuvermitik…  

Corafya olarak, her açdan yeni bir muhasebe ve ina sürecine ihtiyacmz olduu çok açk. Her açdan yeni bir tasavvura ihtiyaç var. Bu tasavvur, her eyden önce, mevcut artlar, bu noktaya nereden ve nasl geldiimizin analizini ve buradan çkn yol haritasn, misyon, vizyon ve ilkelerini içermelidir.

Corafya olarak yüzlerce yldan beri yaadmz trajedinin ana sebebinin ne olduu sorusu, bütün yakclyla önem ve geçerliliini korumaktadr. Kanaatimiz odur ki bu sorunun cevab; corafya insannn “özne” karakterini terk etmesi, toplumlarn siyasal iradesine sahip çkamamas, yöneticilerin hrslarn snrlayacak bir mekanizmannkurulamamas ve corafyamzda kök salm ahlk, sultanlk, krallk ve tek adamlk gibiinsan onuruna aykrrejimlerle hesaplamann bir yolunun bulunamamasyla yakndan ilgilidir.

Kozmolojik Devrimden Demokratik Devrime…

Ünlü Alman düünür Goethe, asl ii piskopos danmanl olan Polonyal bilim insan Kopernik’in (1473-1543) evrenle ilgili kefi hakknda,“Bütün keifler ve fikirler arasnda hiçbiri insan zihni üzerinde Kopernik’in ki kadar etkili olmamtr”tespitinde bulunur. Kopernik’in yapt ey, yaklak 2000 yldr doru bilinen bir yanl düzeltmekti. Fakat bunun ötesinde etkilere yol açmt.

Pisagor, Thales, Aristo veBatlamyusgibi baz bilginlere göre dünyamz sabit, hareketsiz, durgun bir kitleden ibaretti. Bu kitle,evrenin merkezinde bulunmakta ve güne de dâhil bütün yldzlar onun etrafnda dönmekteydi. Bu teorinin insann egosunu okayan bir yan vard. Öyle ya insanolu evrenin merkezindeydi ve her ey onun etrafnda dönüyordu. Ksacas her ey insan içindi. 

Fakat Kopernik yeni bir teori ortaya att. Üstelik bunu teleskopun icadndan 100 sene önce basit baz el aletleri kullanarak yapmt. Bu teoriye göre “Dünya sabit deildi ve günde bir kez kendi etrafnda, ylda bir kez de günein etrafnda dönmekteydi”. Kopernik, bu kefini dünyaya sunmadan önce 30 yl beklemiti. yice emin olmak istiyordu. Zira tepkilerden çekiniyordu.

1510’da Kopernik çalmasn yaynladnda youn tepkilerle karlat. Hatta çalmann basld matbaa üniversite örencilerinin saldrsna uram, matbaaclar ii bitirmek için barikat kurmak zorunda kalmlard.

Kopernik’in hararetli bir taraftar olan Bruno (1548-1600) daha dailerigittive uzayn snrsz olduunu, günein ve gezegenlerin pek çok sistemden sadece biri olduunu ileri sürdü. Bu kefi Bruno’ya pahalya mal oldu. Engizisyon Mahkemesi Bruno’yu muhakeme etti ve sekiz yl süren mahkemenin sonunda canl canl yaklarak öldürülmesine karar verdi. Bruno, 1600 ylnda bugün antnn olduu meydanda diree balanarak yakld.

Bütün bunlara ramen artk Pandora’nn kutusu açlm, cin lambadan çkmt, artk hiçbir ey eskisi gibi olmayacakt.

Kilise tarafndan resmi görü olarak kabul edilen “Dünya Merkezli Evren” tasavvurunun sonunun getirilmesi, dünya evren ilikilerinde bir kozmolojik devrime yol açmt, tarih boyunca insan zihnini en fazla etkileyen olaylardan biri olan ve evrendeki hiyerarik ilikiyi altüst eden bu devrim, dünyada da insanlar aras hiyerarinin sorgulanmasna yol açmt. Bu sorgulama iki boyutlu gerçekleiyordu. Bunlardan biri insan ile dier varlklar aras hiyerari, dieri ise insanlararas hiyerari.

Kopernik öncesi evrende, nasl ki, dünya merkezde ve bütün gezegenler onun etrafnda dönüyorsa, dünyada da her ey insan merkezliydi ve ona göre tanmlanmaktayd.nsanlar arasnda ise aristokratik bir iliki söz konusuydu. Tanr’nn yeryüzündeki temsilcileri kabul edilenkral ve papaile ondan aaya doru sralanan dier insanlar ve canllar...

Hangi açdan baklrsa baklsn, Kopernik Devrimi, hiyerari üzerine kurulu ideolojik yanlsamadan ve dogmatik inançlardan uzaklap her anlamda eit ve etik bir Dünya’ya adm atmak anlamnda büyük bir öneme sahipti. Bu devrim, sadece Dünya’nn evren içinde mütevaz konumuna çekilmesine yol açmam, ayn zamanda Dünya’da da eitlik araylarn hzlandrmt. Öyle ya! Dünya, evrenin efendisi deilse; insan da dier canllarn efendisi deildi.ah, sultan ve krallarn dier insanlarn efendisi olmad gibi… Ksacas, herkes yerini bilmeliydi!

Kilise, dünya merkezli evren tasavvurunu resmi görüü haline getirerek,evren içinde Dünya’ya;“Tanr, insanolunu, balklar, kular ve tüm yaratklar üzerinde egemenlik kursun diye yaratmtr” (Yaratl Kitab) görüünü esas alarak da dünya içinde insanaayrcalkl bir yer tahsis etmiti. Kopernik devrimiyle birlikte,bu hiyerariyi reddeden ve eitlii savunan araylarnyolu açlm, krallarn ve kilisenin otoritesi sorgulanmaya balanmt.

Kopernik (1473-1543), Bruno (1548-1600),Kepler (1571-1630) ve Galile (1564-1642)gibi bilginleriyle “tepesi üstü” duran çarpk evren tasavvurunu tashih edip kendi ayaklar üzerine durmasn salayan Bat; John Locke (1632-1704), Montesquieu (1689-1755), Rousseau (1712-1778) veVoltaire (1694-1778) gibi cins kafalaryla da despotik düzenlerin iç yüzünü deifre etmi ve onlar kendi snrlarna çekilmeye zorlayarak özellikle 18. yüzyldan itibaren kendine yepyeni bir rota çizmitir.

Sözgelimi, Avusturya, talya, Almanya, Hollanda ve ngiltere gibi ülkeleri gezen ve bata Roma olmak üzere çöken medeniyetlerin çökü nedenlerini inceleyen Montesquieu, 1748’de yaynlad bayapt“Kanunlarn Ruhu”kitabnda bu çökülerin asl sebebinin despotik rejimler olduunu tespit eder. Zira böyle rejimlerde, bata yasalar olmak üzere, ilkeler, deerler, kii ve kurumlar anlamn yitirmektedir.

Montesqueiu’nun,despotik yönetimlerin sebep olduu yozlama ve çöküten kurtulmann yolu olarak önerdii çözüm ise, bata “erkler ayrm” olmak üzere “denge denetleme sistemleri”ninkurulmasdr.“Her gücü kendi snrlar içinde tutabilecek bir düzenleyici güce ihtiyaç vardr”diyen Montesquieu’ya göre yasama, yürütme ve yarg erklerini bir ekilde birbirinden bamsz tutmay baaramayan toplumlar ve medeniyetler için önce yozlama, devamnda ise çökü kaçnlmazdr. 

Sonuç olarak, bu süreçte ortaya çkan toplum sözlemesi, anayasal devlet, erklerin bamszl, insan haklar, çoulculuk ve hümanizma araylar yönetim etkinliini daha eitlikçi ve katlmc bir vasata tam, insanlar aras ilikilerde sava yerine müzakere tekniini öne çkarm ve adeta bir demokratik devrime yol açmtr. Kozmolojik devrimin tetikledii bir demokratik devrim…

Fakat batda yaanan bu gelimeler, ne yazk ki,slam corafyasnda ve dou toplumlarnda bir karlk bulamamtr. Bizim corafya hala,dünyann güne etrafnda deil, günein dünya etrafnda döndüüne inanlan bir corafyadr adeta. Böyle olunca da, nasl ki evrende hala her ey dünyann etrafnda dönmeye devam ediyorsa, dünyann içinde de her ey monarklarnetrafnda dönmeye devam ediyor. Dolaysyla, bu corafyada ne kozmolojik bir devrim, ne de demokratik bir devrim gerçeklemitir henüz.Ne zaman gerçekleeceine dair bir iaret de gözükmemektedir.

ronik olan ise,“dünyann yuvarlak olduu” gerçeinin Thales (M.Ö. 600) ve Pisagor (M.Ö. 500) tarafndan 2000 yl önce söylenmesine, Macellan (1480-1521) tarafndan fiili olarak ispat edilmesine, Galile(1564-1642) tarafndan teleskopla gözlemlenmesine ramen, hem de ayn tarihlerde birçok Müslüman bilgin tarafndan hala reddedilmesi ve Kur’an ayetlerinden yola çklarak dünyann düz olduunun ispatlanmaya çallmasdr.Bu durum, slam corafyasndaki ilk kopuun bilime mesafeyle baladna iaret eder. 

Kald ki dünyann yuvarlakl meselesi, dönemlerinin bilimsel bilgi birikimini kullanan birçok Müslüman astronom tarafndan da dile getirilmitir. Sözgelimi Biruni, dünyann yuvarlakl meselesinin ötesinde,dünyann döndüü gerçeini tartm, ispatlayp formulize edemese de Newton’dan yüzlerce yl önce bütün cisimleri dünyann merkezine doru çeken bir gücün varlndan yani kütle çekiminden bahsetmitir.

slam corafyasnda bilim ve felsefeye kar benzer olumsuz yaklamlarn hala sürüyor olduunu görmek ise ayrca üzücüdür. Çok sayda çalmas Türkçeye de kazandrlm önemli düünce insanlarmzdan Cevdet Said, Düüncede Yenilenme adl önemli eserinde gençlik yllarnda bandan geçen bir olay aktarr.

“Yllar önce Arabistan’da iki yl öretmenlik yapmtm. Zaman zaman slami ve güncel meseleleri konutuumuz bir kad vard. Ezher mezunuydu. Kad olarak mahkemede kimini öldürüyor, kimine mal taksim ediyor, kimini de ömür boyu hapse mahkûm ediyordu, yaniyetki kendisindeydi… Bir sohbetimizde bir soruyla beni artmt. “Üstat, dünyann günein etrafnda döndüünü iddia eden inançszlar hakknda ne düünüyorsun, bunlar her gün günein bizim etrafmzda dönüp durduunu görmüyorlar m?”demiti. Verecek cevap bulamamtm. Ne diyebilirdim ki, 2000 yldr bilinen, 500 yldr da ispatl olan bir gerçei, insanlar hakknda hayati kararlar veren bizim Kad Efendi bilmiyordu. Almas gereken mesafe o kadar büyüktü ki! Bu yüzden “o inançszlardan her ey beklenir” deyip soruyu savuturmutum.”

Yeni Bir Yol Haritasna Doru: Oyunun Kurallarn Belirlemek

Corafya insan olarak kurallar konulmam bir oyunun oyuncularyz, hatta oyuncudan çok figüranlaryz. Sorun u ki, oyunun kurallarnn olmaynn da, gerçek oyuncu deil figüran olduumuzun da farknda deiliz. Sorunumuzun ne olduunu tehis dahi edebilmi deiliz. Açktr ki, tehis olmadan tedavi olmaz.

“Umut, gerçein görüldüü yerde ortaya çkar”. (A. Müftüolu). Bu sözde de ifade edildii gibi umitvar olmak sorunumuzun ne olduunu anlamamza, görmemize ve doru tehis etmemize baldr.

Nasl ki bir ar hasta, hastalnn önce tehisi, sonra da tedavisi için ülke içindenve dndanbulabildii en iyi uzmanlara ulamaya çalyorsa, bizlerin de yaadmz çürüme ve çözülmenin sebepleri hakknda corafyamzn ve dünyamzn en seçkin filozoflar, entelektüelleri, aydnlar ve düünürlerine bavurarak, önce sorunumuzu tehis, sonra da tedavi etmeye çalmamzgerekir.

Yaadmz çürüme, çözülme, yoksulluk, cehalet, iddet, terör ve darbelerin ana kayna olan “otoriter, merkeziyetçi ve ideolojik”devlet anlaylarndan nasl kurtulacamzve bunlarn yerine adaletli, çoulcu ve özgürlükçü bir siyasal ve ekonomik sistemi nasl ina edebileceimizmeselesi en temel ve en yakc mesele olarak karmzda durmaktadr. Bu sorunun çözümü, her eyden önce, sorunun farkna varlmasna ve öncelikler arasna alnmasna bal olacaktr.

Ünlü siyaset sosyolou M. Duverger, “Siyasi Rejimler” adl eserinde Durkheim’n, kendisinin de katldn belirttii aadaki görüüne yer verir.

“Salkl cemiyetler, siyasi meselelerle megul olmazlar. Zira bu meseleleri çoktan halletmilerdir. Ama bir toplum hala siyasal sistem meselesini çözememi ve bu yüzden kamplama yayorsa, tereddütsüz o cemiyetin hasta olduunu söyleyebiliriz”. Nietzsche ise, benzer bir yaklam,“Bir ülkede bilim ve sanattan çok siyaset konuuluyorsa, o ülke üçüncü snf bir ülkedir.” sözüyle dile getirmitir.

Bu tespitler, siyaset ve yönetim sorununu çözmü ve sistemini kurmu toplumlar için elbette doru tespitlerdir. Zaten kurallar belli, adaletli ve katlmc bir siyasal sistemin mevcutolduu toplumlarda doal olarak herkes kendi iine bakar. Sanatç sanatyla, bilim insan bilimiyle, i insan da iiyle urar.Fakathenüz bu baarlamam ve yozlam siyasal sistem kendisiyle birlikte her eyi yozlatrmaya devam ediyorsa oradaki insanlarn kendiileriniyapmalar mümkün olmayacaktr.

Böylesi artlarda doru ve öncelikli olan herkesin, rutin iler dnda, enerjisini ülkede katlmc ve çoulcu bir siyasal sistem kurulmasna hasretmesidir. Zira bir toplum, “kim yönetecek”  ve “nasl yönetecek” sorularna anlaml ve doru cevaplar bulmadan ve yönetim sorununu çözmeden dier sorunlarn çözemez.

Bu corafyada yaanan bunca yoksulluun, milyonlarca insann akam yatana aç giriyor olmasnn, özellikle kadnlarn ve çocuklarn yaad çaresizliin, her alanda yaanan tarihten ve dünyadan kopmuluun, sk sk yaanan iç çatmalarn, kutuplatrma, ötekiletirme,iddet, terör ve darbelerin, bunca zulüm ve ikencenin asl sebebinin bu olduunu görememek gerçekten çok acdr.   

Rahmetli C. Meriç’in ifadesiyle “bizim tarihimiz çobann etrafndaki sürünün tarihidir”. Bütün yetki çobann elindedir ve her ey onun nasl biri olduuna baldr. Deimesi ilerine gelmedii için ibana gelen bütün iktidarlar, bu toplumsal kültürü aynen korumaya çalr, deitirmeyi akllarndan bile geçirmezler. Aklndan geçirenler ise insanlarla eit olmay ve snrl-süreli yönetimi içlerine sindiremedikleri için bir süre sonra bundan vazgeçerler.

Zira bizim corafyada iktidarlar, bir süreliine ülkeyi yönetip gitmeye deil, bir frsatn bulupiktidar ele geçirmeye ve mümkünseölünceye kadar orada kalmayagelirler. Hatta imkân bulurlarsa Muaviye gibi ölümlerinden sonrasn da dizayn etmeye çalrlar. Bunu mümkün klmak için de yapmadklar hile, ilemedikleri zulüm kalmaz.

Çkn Tek Adresi: Demokratik Yönetim çin Demokratik Mücadele

Tüm bu sebeplerden dolay, demokratikleme meselesi, slam dünyasnn en temel meselesidir.Günümüz artlarnda bu sorunlar amann tek yolu demokratik yönetimdir. Zira mevcut durumda insanln adalet, eitlik, özgürlük, katlmclk ve çoulculuk talebine karlk verecek baka bir mekanizma mevcut deildir.

Elbette ki demokrasi, yönetsel doru olarak ortaya çkm, tek ve en mükemmel model deildir. Muhtemeldir ki, insanlk daha iyilerini bulacaktr. Ancak kabul etmek gerekir ki mevcut durumda demokrasi; insanolunun adalet, özgürlük, bar ve kardelik arayna cevap verme potansiyeli en yüksek yönetsel dorudur.

Bugün, insanlarn iddete bavurmadan konuabilmesi, sorunlarn müzakere edebilmesi ve herkesin eit bireyler olarak seçme ve seçilebilme hakkn kullanarak ülke yönetimine katlabilmesi, ancak gerçek bir demokrasiyle mümkün olabilmektedir. Demokratik olup da gelimeyen ya da demokratik olmayp da gelien tek bir ülkenin olmamas bunun ispatdr.

Demokrasi bir dini, ahlaki ya da bilimsel doruya deil, sadece ve sadece yönetsel bir doruya tekabül eder. Demokrasi, neredeyse tüm halklarn tarihinde var olan, doal toplumlarn doal yönetim eklidir. nancmz tarafndan önerilen “ura”dan bakas deildir. Bu yüzden, doudan geldi diye saltanat gibi insan onuruna aykr rejimlere sahip çkp, batdan geldi diye mevcut artlarda insan onuruna en uygun yönetsel mekanizma olan demokrasiye kar çkmak safdillikten baka bir ey deildir. 

Demokrasi mücadele tarihi, kimilerince çarptld gibi dinlere ve inançlara kar verilen mücadelenin deil, tiranlarakar verilen mücadelenin tarihidir. Bu anlamda demokrasiyi savunmak; tiranlarakar meruiyeti, rzay, halkn iradesini, katlm, paylamay, eitlii, adaleti ve özgürlüü savunmaktr.

Bu yüzden eitim, ekonomi, tarm, sanayi, d politika vs. alanlardaki bütün sorunlarn sürdürülebilir çözümü öncelikle,birey ve toplumlarn siyasal iradelerine sahip çkabilmesine baldr. Zira kendi siyasal iradesine sahip çkmay bir ekilde örenememi birey ve toplumlarn,o ülkenin çocuklarna, gençlerine, ürünlerine ve geleceine sahip çkmas mümkün deildir.

Bu yüzdendir ki, bir toplumun gelimi düzeyi, öncelikle siyasal gelimiliine, siyasal gelimilii ise hukuk, hukukun üstünlüü, adalet, özgürlük, çoulculuk, katlmclk, insan haklar, demokrasi, erklerin bamszl vb. konularda gelitirdikleri farkndalk düzeyine baldr.

nsan Gerçei Üzerine

Thomas More’un, kendi dönemine yönelik sistem eletirisini “ideal toplum”üzerinden yapma giriimi olarak ortaya çkan ve 1516 ylnda yaynlanan “Ütopya” adl eseri, yal bir denizcinin son seyahati srasnda tesadüfen kefettii “Ütopya Adas” hakknda anlattklarndan oluur.

Ütopya adas, 54 ehirden olumaktadr ve her bir ehirde ayn gelenek ve yasalar geçerlidir. Sokaklar ve evler bir örnektir. Her evin arkasnda bir bahçe vardr. Herkes bahçesine çok iyi bakmak için birbiriyle yarr. Mülkiyet kavram olmad için her on ylda bir insanlar evlerini deitirirler. Demire büyük önem verirler, fakat altn ve gümüü önemsemezler ve tuvalet oturaklar, zincir, pranga gibi önemsiz eylerin yapmnda kullanrlar. 

Evli ile bekâr, kadn ile erkei ayran küçük farkllklar dnda herkes ayn giysileri giyer. Bu giysileri de kendileri dikerler. Günün sadece alt saatini çalmaya ayrrlar. Bo zamanlarnda genellikle kitap okurlar. Kadnlar 18, erkekler de 21 yandan önce evlenemezler. Çok çocuu olanlar çocuklarnn bir ksmn çocuu olmayan ailelere verirler. Her ailenin en yal üyesi aile reislii yapar.

Ütopya halk zorbala ve hakszla urayan dost ülkelerin yardmna hiçbir karlk beklemeden koarlar.Ütopyada çok az sayda yasa vardr. Avukatlk meslei de yoktur. Herkes savunmasn yargca dorudan kendi yapar. Herkes istedii dine inanmakta özgürdür. Dinsel bask, zorbalk olarak kabul edilir ve cezas sürgün ya da köleliktir. Hiçbir dinsel ayinde hayvan kurban edilmez.

Politik bir eser olan Ütopya’da anlatlan ilginç uygulamalardan biri herkesin evi olmasna ramen, bir evde en fazla 10 yl oturulabiliyor olmasdr. Aslnda More, insanolunun bir özelliine dikkat çekmek istemektedir. Bir eyay, evi ya da bir tarlay 10 yl akn süreyle kullandnda, kiide, kullanlan o eye kar bir mülkiyet duygusu geliir. Onu temellük eder, mülkletirir, mülkü gibi görmeye balar.

Ayn ey kamu görevleri için de geçerlidir. Geni yetkilerle uzun süre bir kurumun ya da bir ülkenin banda kalan kiilerde, o kurum ya da ülkeye kar mülkiyet duygusu beslemeye balarlar. Kendi mülkleri gibi gördükleri için de o makamdan gitmemek ya da baka birisinin gelmesini engellemek için sistemi zorlar ve orada kalmak için her türlü hileye bavururlar. Zira “nsanoluna iki vadi dolusu altn verilse bir üçüncüsünü ister. Bu yüzden insanolunun gözünü ancak toprak doyurur.” (Buhari).

te, bu gerçein farknda olan kimi ülkeler snrl-sorumlu yönetim yaklamn gelitirmitir. Yani yönetim süre ile snrl olacak ve yöneticiler yaptklar ile sorumlu tutulacaktr.

ki bretlik Örnek ve Snrl Süreli Yönetimin Önemi

Gazeteci-yazar C. Tunçdemir, “T24.com.tr” için kaleme ald bir yazya “ABD’de bir hükümet neden en fazla 8 yl görev yapabilmektedir?” eklinde bir soruyla balar ve yaznn devamnda bu soruya cevap arar.  

Cevap basittir aslnda:ABD’nin kurucular böyle istemitir. Çünküülkelerinin çirkin tiranlklar eliyle maymuna dönütürülmesini istememilerdir.

ABD’nin ngiltere’den bamszln kazand savaa da komuta etmi ilk bakan George Washington ülkedeki herkesin saygsna sahip bir liderdi. 8 yl iktidarda kaldktan sonra yeterinden fazla iktidarda kaldn belirterek, ikinci dönemini tamamladnda yeniden aday olmayacan açklad. 1797’de görevini tamamlad ve köyüne döndü.

George Washington, otoriter veya monarik bir düzen isteseydi o günlerde onun karsnda durabilecek bir güç yoktu, yani istediini alrd. Ama o tercihini, anayasal düzen’den yana yapt. Ölünceye kadar bakanlkta kalrsa, kendisinden sonra gelen her bakann da ayn yolu izleyeceini biliyordu. Bir defasnda, kendisine kar savat ngiliz kraln kastederek “Üçüncü George ile Birinci George olmak için savamadm” demiti. 

kinci bakan John Adams zaten ikinci dönemi kazanamad için tek dönem bakanlk yapabildi. Bu nedenle de ABD’de bakanlarn tpk Washington gibi en fazla iki dönem bakanlk yapma geleneini balatan asl isim üçüncü bakan Thomas Jefferson oldu. 1807 Aralk aynda, tpk birinci bakan gibi üçüncü dönem için aday olmayacan açklad ve sözünde de durdu. Bakanl James Madison’a devrettii gün, ‘zincirlerinden kurtulmu bir köle gibiyim bugün’ diye konutu. Çünkü muhteem kütüphanesi onu bekliyordu. 83 yana ulaaca 1826 ylna kadar sivil yurtta olarak yaamn sürdürdü.

ABD bakanlar yaklak 150 yl boyunca hiçbir anayasal veya yasal zorunluluk olmad halde ‘en fazla iki dönem’ geleneine uydular ve hiçbiri üçüncü dönem için bavurmad. Yaklak 250 yllk Amerikan tarihinin tek istisnas,F.D. Roosevelt’in kinci Dünya Sava yllarnda 4 kez üst üste bakan seçilmesi oldu…  Roosevelt’in ölünceye kadar bakan kalmas alarm zillerinin çalmasna yetmiti.

Sava geçer geçmez 1947 ylnda, her iki partinin de ortak teklifi ile bir kiinin en fazla iki dönem bakanlk yapabileceini öngören anayasann 22’nci ek maddesi kabul edildi ve bütün eyaletlerin onaylamas ile 1951’de yürürlüe girdi. Yani ABD`de iki dönemden fazla bakanlk yapmak artk anayasal olarak da mümkün deildi.

Amerika’nn snr komusu olan ve Amerika ile ayn dönemlerde bamszln kazanan Meksika’da iseiler farkl geliti. Meksika’nn spanya’dan bamszln salayan lider Agustín de Iturbide bamszlktan sonra yaplan seçimlerde bakan seçilmiti. Fakat ksa bir süre sonra kendisini ‘Meksika mparatoru’ ilan etti. Meksika’da sonraki süreçlerde benzer ekilde geliti ve bu gelenee dönütü.

Birbirine yakn zamanda bamszlklarn kazanan bu iki ülkenin son iki yüzyldaki geliimine etki eden tercihlerdi bunlar. Her iki ülkenin bugünkü durumlarnn ana belirleyicisinin snrl süreli yönetime yaklam tarzlar olduu çok açktr… Bugün bu iki ülkeden biri dünyann en güçlü ve zengin ülkesiyken, dieri bir frsatn bulup kendini Amerika’ya atmaya çalanlarn ülkesi olmaya devam ediyor.

Görevini brakmasna yakn komedyen JerrySeinfeld’in programna konuk olan Obama, Seinfeld’in“Dünya liderlerinin ne kadar kaçk?’’ sorusuna acyla gülerek, “Oldukça önemli bir ksm” yant verecek ve ekleyecekti; “Ne kadar uzun süre o koltukta kalrlarsa, çlgnlklar da ayn oranda artyor’’.  

Komedyen Jay Leno da ayn günlerde, “Yeni bir bilimsel aratrma, insanlarn yalan söylemesinin zamanla daha da kolaylatn ortaya çkard. nsan bir kere yalan söyleyince sonraki yalanlar daha kolay söylüyormu. te bunun için ABD bakanlnda 8 yl snr var”  akasyla, bu gerçein farkl bir boyutuna dikkat çekiyordu. Kald ki çok istisnai baz durumlar dnda, kim olursa olsun, bir kuruma ya da bir ülkeye vermek isteyip de 8 ylda veremeyecei hiçbir ey olamaz.

 

brahim GEZER, 

igezerblsm@gmail.com

*Ltfen kaynak gstermeden kullanmaynz. | Bu ierik 91 defa okunmutur.

Dier erikler

Ziyareti Bilgileri Toplam Ziyareti :378770 Kii - u An :21 Kii Online - Sitemizi Bugn :68 Kii - Dn :279 Kii - Son Bir Hafta :1720 Kii - Son Bir Ay :9221 Kii Ziyaret Etmitir.
2016 Prof.Dr.brahim GEZER. Her Hakk Sakldr. Sitede kullanlan Grsel ve Yazlar Kaynak Gsterilmeden kullanlamaz.